KAYGUSUZ ABDAL SULTÂN

KAYGUSUZ ABDAL SULTÂN

Alâiye’de doğdu. Alâiye Beyi Hüsameddin Mahmud’un oğludur. Kaygusuz Abdal‘ın asıl adı Alaaddin Gaybi’dir.

İyi bir öğrenim görmüş, genç yaşta Abdal Musa’ya derviş olarak Kaygusuz adını almıştır.

XIV’üncü asrın sonlarında Mısır’a giderek bir tekke açmış, Hicaz, Suriye ve Irak’ı dolaşarak Anadolu’ya dönmüştür. Rumeli’nin Yanya, Filibe ve Manastır şehirlerinde de bulunmuş tahminen 1444 yılında ölmüştür. Kaygusuz Abdal, Yunus Emre‘nin yolunda yürüyen şairlerdendir.

Hem aruz ölçüsü hem de hece ölçüsü ile şiirler yazmıştır. Mensur eserleri, mesnevileri ve ilâhileri vardır. Nesri sâde Türkçe iledir.

Manzum eserleri:
1. Divan, 2. Gülistan, 3. Mesnevi-i Baba Kaygusuz (3. Cilt), 4. Gevher-nâme, 15. Minber-nâme.

Mensur eserleri:
1. Budala-nâme, 2. Kitab-ı Mfglate, 3. Vücûd nâme. Nazım-nesir karışık olan eserleri: 1. Saray-nâme, Dilgüşâ.

KAYGUSUZ ABDAL SULTÂN
He was born as son the ruler of Alanya, Hüsameddin Mahmud. His real name is Alaaddin Gaybi.
He received a good education and started following Abdal Musa in his young age.
Around the late 14th century, he went to Egypt and set up a dervish lodge there. He travelled around Hijaz, Syria and Iraq and later settled in Western Thrace and passed away probably around 1444. Kaygusuz Abdal is a follower of Yunus Emre in literature.

Dil-güşâ’dan



Dil-güşâ’dan

Eğer hakîkati (gerçeği) arıyorsan, boş hayallerin arkasından gitme. Kendi şehrinden çıkıp çöle gitme. Çünkü bunun hiçbir faydasını göremezsin. Senin dışında hiçbir şey yoktur. Her ne varsa sendedir. Enbiyâ (Peygamberler) ve evliyânın işaret ettiği yer senin kalbindir… Allah›ın bulunduğu yer insanın kalbidir.

Rehber olmadan hakîkatin özüne ulaşamazsın. Eğer Hakk’ı istiyorsan, git Muhammed’in (S.A.V.) ahlâkıyla ahlâklan. Eyyûb gibi sabırlı, Îsâ gibi zahit (kendisini Hakk’a vermiş), İdris gibi âbid (Hakk’a ibâdet eden), İbrahim gibi seven ol. Enbiyâ ve evliyânın huyunu kendine örnek al.

Elinden geldiği kadar âşıkların yolundan git. Onların söylediklerine kulak ver. Çünkü ‘âşıklar Hakk’ı tanıyan ve doğruyu görenlerdir.

Âşıklar hak-şinastırlar ve müşkillerini halletmiş (manevî problemlerini çözmüş olup), hedeflerine ulaşmışlardır. Bunlar dünyayı düşündükleri gibi âhireti de düşünürler. Peygamber’in (S.A.V.) izindedirler ve başkasına ümit bağlamazlar.

Daima arayan ol. Çünkü arayan bulur.

Ey tâlip, kendini dünya çölünde kaybetme. Vücud çölünde şaşkın dolaşıp aslını unutma. Sen öyle bir padişahsın ki, bütün kâinat seninle diridir.

Eğer bu pazarın müşterisiysen, eğer Allâh’ı görmeyi arzuluyorsan, sen kendini var sayma. Sen yoksun. Ne varsa O’dur… Tevhid sırrından haberin olsun… Ey sâlik (seyr ü sülûku gerçekleştiren; yola yürüyen kişi), her şeyin özü ve temeli Hakk’tır.

Hakk’ı tanı. Nimete minnet et. Tuzun ve ekmeğin hakkını unutma.

Aşk derdinden gâfil olma. Allah’ı kendi vücudundan dışarıda arama. Çünkü bulamazsın. Giydiğin insanlık elbisesini ganimet bil.
Doğruyu yanlıştan ayırt edebilen bir insan olmak istiyorsan, perhiz ehli ol ve her işin peşinden koşma.
İbret gözünü açık tut ve hikmetli konuş.
Su gibi berrak, toprak gibi sabırlı, ateş gibi nurlu, rüzgâr gibi hareketli ol. Hakk’ı gözeten ve sakin ol.
Gururlu ve kibirli olma. Çünkü kibir şeytanın işidir.
Komşuna ve arkadaşına karşı dürüst ol. Çünkü Hakk Teâla dürüstlüğü sever.
Edepsiz olma. Edepli ol. Çünkü hayat meydanında çok sayıda yırtıcı kuş vardır.

Kendi ilminden söz etme. Çünkü böyle davranmak kusurdur.
İnsanlara faydalı ol.
Bildiğini yerinde söyle. Bilmediğini sor. Herkese dürüst davran. Kendini beğenmişlerden olma.
Kimsenin kusurunu arama.
Nefsini, tama’dan (hırstan), hevâ ve hevesten (çirkin ve bayağı işlerden) arındır.
Büyüklere hizmet et, küçüklere karşı şefkatli ol. Bencil olma.
Gaflet uykusundan uyan. Âşıklara yoldaş ol. Arif ol ve nasîhata kulak ver. Hikmetten gözünü ayırma. İbret gözünü daima açık tut. Eğer Hakkı istiyorsan, işin yolu budur.
Hakikati gördüysen, mert ol ve doğruyu söyle. Cömertlik huyuyla huylan. Yardım eden ol. Engelleyici olma. Bütün ibadetlerin özü Hakk’ı aramaktır. Her şeyin iyisini Allah bilir.